May
18

Bir GNU/Linux kurulumunu başka bir harddiske taşımak

Evdeki eski bilgisayarımı satmaya karar verdiğimde aklıma ilk takılan şey “peki ya sistemim ne olacak?” olmuştu. Bilgisayarımla beraber sistemimin bulunduğu harddiski de vermek istiyordum çünkü oldukça eski, 40 GB’lık bir IDE diskti. Bunun üzerine biraz araştırma yaptım ve bütün sistemi başka bir diske veya disk bölümüne taşımanın mümkün olduğu öğrendim. Başkasına da lazım olur diye paylaşmak istedim.

Öncelikle bilgisayarımızı bir çalışan CD (live CD) ile başlatıyoruz. Ben bunu yaparken Ubuntu CD’si kolaydaydı, onu kullandım.

1) Başlamadan önce taşıyacağımız sistemin olduğu disk bölümü eğer sisteme bağlanmışsa (mount) çıkartıp (unmount) “read-only” (sadece okuma) modunda tekrar mount ediyoruz. Burada “hdc7″ ifadesini kendi disk bölümünüzün adresi ile değiştirmelisiniz. Sizin sisteminizde harddiskler “media” altında değil “mnt” altında olabilir, eğer öyleyse komutu buna göre değiştirin.

sh# sudo umount /media/eski_sistem
sh# sudo mount /dev/hdc7 /media/eski_sistem -o ro

2) Şimdi sistemi taşıyacağımız disk veya disk bölümü için bir bağlama noktası (mount point) oluşturup sisteme bağlıyoruz. Aynı şekilde “hdc6″ ifadesini kendi bilgisayarınızdaki yeni disk bölümünüzün adresi ile değiştirmelisiniz.

sh# sudo mkdir /media/yeni_sistem
sh# sudo mount /dev/hdc6 /media/yeni_sistem

3) Şimdi vereceğimiz komut disk boyutunuza bağlı olarak oldukça uzun sürebilir. Burada eski sistemdeki bütün dosyaları yeni sisteme kopyalıyoruz. “-a” parametresi dosya ve klasör yapılarını (sahiplikler, izinler, sembolik bağlar v.s) korumaya yarıyor.

sudo cp -a /media/eski_sistem/* /media/yeni_sistem
4) Son olarak “/media/yeni_sistem/boot/grub/grub.conf” içine yeni sistemimizi ekliyoruz. Bunu yapmak için eski sisteminizle ilgili satırları kopyalayıp “hdc7″ olan yerleri (benim sistemime göre) “hdc6″ yapmanız yeterli.

İşte bu kadar! Sisteminizi tekrar başlatın ve grub ekranında yeni sisteminizi seçin. Sorunsuz çalıştığını göreceksiniz. Takıldığınız bir aşama olursa yazın, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Kolay gelsin :)

Nis
11

Proje Yönetimi

Eminim bileni (ve de seveni) çoktur, o yüzden kendini “Ohoo bu dünkü haber” demek zorunda hissedenler devamını okumayabilirler, okurlarsa tepki vermeye tenezzül etmesinler (Agresifim bu aralar).

Project Cartoon‘dan söz ediyorum. Project Cartoon “how projects really work” (projeler gerçekte nasıl işlerler) sorusuna çizimlerle cevap veren bir proje. Orijinal hali şöyle bir şeydi:

Project Cartoon'un orijinal hali

Zaman içinde proje (çok tutulduğundan olacak) büyüdü ve siteye yeni özellikler eklendi. Artık daha çok kare - ve detay - içeriyor, hatta sizin kendi “proje çiziminizi” yapmanıza bile izin veriyor. Merak edenler için Türkçe sürümü de mevcut.

Nis
04

Persepolis

Uzun zamandır aklımdaydı Persepolis’i izlemek. Bir türlü fırsat bulamıyordum ama sonunda dün akşam “bu da aradan çıkmış olsun” diyerek geçtim ekranın karşısına.

Çok geçmeden Persepolis’in sıradan bir film olmadığını fark ettim. Sıradan bir politik film de değildi. İran’daki İslam devrimi ile birlikte bir çocuğun, ailesinin, ülkesinin ve rejimin nasıl değiştiğini gördüm. Filmin Fransız yapımı olması da oldukça ilginç bir nokta.

Persepolis

“Türkiye İran olmaz” diyenler başta olmak üzere herkesin mutlaka izlemesi gereken bir başyapıt Persepolis.

Mar
30

WordPress 2.5 yükseltmesi nasıl yapılır?

Kararlı sürümün duyrulmasının hemen ardından WordPress’imi 2.5′e yükselttim. Türkçe bir kaynak olması açısından da burada paylaşmak istedim.

Aslında yapılacaklar son derece basit. Şimdi adım adım inceleyelim:

  1. Öncelikle buradan Wordpress 2.5 sürümünü indiriyoruz.
  2. Bu arşivi bilgisayarımızda bir yere açıyoruz.
  3. Şurada anlatıldığı gibi WordPress’i yedekliyoruz.
  4. WordPress’imize girip bütün eklentileri kapatıyoruz.
  5. FTP, SSH veya sitemizin dosyalarına erişmek için ne kullanıyorsak onunla bağlanıyoruz.
  6. “wp-admin” ve “wp-includes” dizinlerini siliyoruz.
  7. İndirdiğimiz arşivden bu iki klasörü sitemize yüklüyoruz (upload).
  8. “wp-content” klasörünün içinde modifiye ettiğimiz öğeler haricindeki herşeyi siliyoruz. (Yani temaları, eklentileri v.s silmeyin.)
  9. Aynı şekilde indirdiğimiz arşivden “wp-content” klasörünün içindekileri (tamamını değil) kendi “wp-content” klasörümüze yüklüyoruz.
  10. Eğer buraya kadar herşey yolunda gittiyse http://siteniz.com/wordpress_dizini/wp-admin/upgrade.php adresine gidiyoruz.
  11. Ekranda yazanları takip ediyoruz, ve WordPress’i yükseltmiş oluyoruz :)

İşte bu kadar! Eğer takıldığınız bir yer olursa sormaktan çekinmeyin. Kolay gelsin :)

Mar
26

Nehri geçebilir misiniz?

Geçenlerde harika bir zeka oyununa rastladım. Aşağıdaki bağlantıya tıklarsanız siz de kendinizi deneyebilirsiniz. Amacınız herkesi karşı kıyıya geçirmek. Kurallar şöyle:

1) Sala aynı anda iki kişi binebilir.

2) Sadece anne, baba ve polis salı kullanabilir.

4) Hırsız aileyle yalnız kalamaz.

5) Baba kızlarla anne olmadan kalamaz.

6) Anne oğlanlarla baba olmadan kalamaz.

Haydi bir de ipucu vereyim: Polis ve hırsız toplamda 3 sefer yapıyorlar :)

E hadi kolay gelsin!

Nehir Geçme Oyunu (Oyuna başlamak için sağ altta çıkan yuvarlak mavi butona tıklayın.)

Cevabı bulanlar veya yardım isteyenler yorum yazabilirler :)

Mar
21

Bardak Serisi 1: Tamamen boş bardak

Hayatta amacınız nedir? Klişe bir laf olmasını bir kenara bırakın, hiç cidden düşündünüz mü? Sanmıyorum çok fazla kişinin buna cidden kafa yorduğunu, hele ki bu ülkede.

Biz ne yapıyoruz bu hayatta? Kimi eğitimini sürdürüyor, kimi iş-güç derdimde, kimisi çoktan çoluk-çocuğa karışmış. Bir koşuşturmacadır gidiyor. Durun bir saniye! Sadece bir saniye için durun ve çevrenize bakın. Neyi neden yaptığınızı düşünün. Neden yaşıyorsunuz? Amacınız ne? Evliyseniz neden evlisiniz? Çocuğunuz mu var, neden? Neden herkesin yaşantısını yaşıyorsunuz? Herşeyi bir kenara bırakıp bir dağın başında yaşamanızı engelleyen ne? “İstemiyorum ki” diyorsunuz. Peki neden? Neden istemiyoruz? Neden sürünün bir parçası olmaktan kurtulamıyor, neden hiç kimse oluyoruz?

Nobody

Yaşamınızın sonuna geldiğinizde sizi kim, ne şekilde, neden hatırlayacak? “Herkesin yaşadığı gibi yaşayan, ortalama, sıradan biriydi” denilmeyecek mi?

Peki ben bunları niye söylüyorum: Bilmiyorum! Belki de bu sadece “a sudden rush of perspective“. Olsun, öyle bile olsa bu bir gerçek. Boş yaşıyoruz boş!

Başa Dön